Mutfak en sevdiğim yerlerden biri. Birde yemek kokusu ilham veriyor bana blog yazmak için :D Yok yok cidden seviyorum. Havaların ısınmasıyla açılan balkon kapısı ve bol ışık alan mutfak sevilmez mi?

Bu hanım günler sonra öğle uykusunda şuanda! Nasıl mes'udum bilemezsiniz. Çünkü uzun zamandır öğle uykusunu es geçiyoruz. Günlerin uzamasıyla hem o yoruluyor, huysuzlaşıyor uykusuzken hem ben. Birde bu hafta sık sık babamı ziyarete gittik. Orada ilgiden, alakadan ve de Çapkın'dan asla uyumuyor. Çapkın annemlerin muhabbet kuşu olur. Ve kendisinin en büyük hayranı Ada'dır. Bayılıyor bizim esas kız Çapkın kuşa. Kuş için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Çünkü Ada onun kafesine yaklaştığı an hayvancağız susuyor, Ada konuşuyor!

Ada maşallah çok konuşuyor. Geçen gün postahaneye gittik. Sıramızı bekliyoruz. Yanımızdaki bayana dönüp
-Leylek neede? dedi
Soruya bak! Bayan da gülümseyerek uçtu dedi. Sonrasında film koptu zaten. Bayandan yüz bulan Ada leyleği ne kadar bildiği kelime/cümle/şarkı varsa söylemeye başladı. Baktım gidişat kötü emziğini verdim hemen sussun diye ama işe yaramadı!! Yine konuşmaya devam. Şansımıza sıra geldi de bayan bizden kurtuldu!!

Tövbe haşaa! Asla şikayetçi değilim çeneden yana. Yanlış anlaşılmasın. Hele bir yakınımın 3 yaşındaki kızının henüz sadece anne,baba,mama gibi temel kelimeleri söylediğini duyunca. Çok şükür, konuşsun.
Buarada ben ne anlatacaktım neler yazdım yahuu? Yazdıklarımı okuyunca! Çene konusunda bana mı çekti acaba bu çocuk? Yok yok sanmıyorum!!!
Şuanda uyumasını bugün babaannesinde ki balkon partisine bağlıyorum. Bol bol oynadı toprakla, elektiriğini attı,güneş miss gibiydi. Hanım kızımda oyun sonrası tabiri caizse "yamuldu" :) Eve geldiğimiz gibi uyudu.

O böyle oynarken benimde değmeyin keyfime :) Babaannemiz "yine gelin, sık sık gelin, oynasın böyle toprakla" dedi.
Ayyy gelmeeeezmiyiiiiz hiç. Ben de böyle keyif oldukça! :)

Bu hanım günler sonra öğle uykusunda şuanda! Nasıl mes'udum bilemezsiniz. Çünkü uzun zamandır öğle uykusunu es geçiyoruz. Günlerin uzamasıyla hem o yoruluyor, huysuzlaşıyor uykusuzken hem ben. Birde bu hafta sık sık babamı ziyarete gittik. Orada ilgiden, alakadan ve de Çapkın'dan asla uyumuyor. Çapkın annemlerin muhabbet kuşu olur. Ve kendisinin en büyük hayranı Ada'dır. Bayılıyor bizim esas kız Çapkın kuşa. Kuş için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Çünkü Ada onun kafesine yaklaştığı an hayvancağız susuyor, Ada konuşuyor!

Ada maşallah çok konuşuyor. Geçen gün postahaneye gittik. Sıramızı bekliyoruz. Yanımızdaki bayana dönüp
-Leylek neede? dedi
Soruya bak! Bayan da gülümseyerek uçtu dedi. Sonrasında film koptu zaten. Bayandan yüz bulan Ada leyleği ne kadar bildiği kelime/cümle/şarkı varsa söylemeye başladı. Baktım gidişat kötü emziğini verdim hemen sussun diye ama işe yaramadı!! Yine konuşmaya devam. Şansımıza sıra geldi de bayan bizden kurtuldu!!

Tövbe haşaa! Asla şikayetçi değilim çeneden yana. Yanlış anlaşılmasın. Hele bir yakınımın 3 yaşındaki kızının henüz sadece anne,baba,mama gibi temel kelimeleri söylediğini duyunca. Çok şükür, konuşsun.
Buarada ben ne anlatacaktım neler yazdım yahuu? Yazdıklarımı okuyunca! Çene konusunda bana mı çekti acaba bu çocuk? Yok yok sanmıyorum!!!
Şuanda uyumasını bugün babaannesinde ki balkon partisine bağlıyorum. Bol bol oynadı toprakla, elektiriğini attı,güneş miss gibiydi. Hanım kızımda oyun sonrası tabiri caizse "yamuldu" :) Eve geldiğimiz gibi uyudu.

O böyle oynarken benimde değmeyin keyfime :) Babaannemiz "yine gelin, sık sık gelin, oynasın böyle toprakla" dedi.
Ayyy gelmeeeezmiyiiiiz hiç. Ben de böyle keyif oldukça! :)
posted from Bloggeroid