29 Mart 2016 Salı

29 Mart

Frozen'de yaşamıyoruz ama bugün evimizde bir prenses var :)




Elif Ada prenses... Elsa prenses...


5 koca yıl.. Çok çabuk geçen 5 koca yıl....

Doğum günün kutlu olsun kızım...
Canım...





29 Ocak 2016 Cuma

Çok Hızlı

Bugün  3 yıl aradan sonra işe başlamamın 4. haftası oldu bile.
1 ay o kadar çabuk geçti ki anlamadık ailecek!!

Okulların yarı dönem tatili olmasından dolayı Ada kuşum kâh babaannesinde, kâh anneannesinde geçiriyor günlerini.. Tatilin ilk haftası bitti derken ben "ömür de bitiyor" dedi Halil... İçim burkuldu bir an...

Hakikaten, dünya telaşı içinde nasıl hızlı geçiyor günler...
Daha dün gibi 18. yaşımı kutladığım o gün...
Düğünümüz.... Ada'ya hamile olduğumu öğrendiğim o akşam... Doğumu....Onun ilk doğum günü.... 
Çok hızlı... Herşey çok hızlı...





4 Ocak 2016 Pazartesi

3 yıl sonra

3 yıl sonra bugün işbaşı yaptım.
Bu sabah Ada yı babasına bırakıp servisle işe geldim. İlk defa bu sabah bensiz Babasıyla okula gitti.
Hepimiz için hayırlısı olsun inşallah

21 Aralık 2015 Pazartesi

Günler çok hızla geçiyordu ve ben buralara hiç yazamıyordum.. Oysa 3  yıl kadar önce işi bıraktığımda aklımda hep "daha çok yazacağım" düşüncesi vardı!


Yaz bitti, kış geldi.. Daha şimdiden yazı özledik ailecek... Eminim bir çok kişi.. Zaman çok hızlı..
Ada kuşum ana okulunda.  Öğretmenler günü, yerli malı haftası derken okula iyiden iyiye alıştı.. Arada hala benimde okulda kalmam için ısrar etse de.. 
Bu yıl sınıf annesiyim...Okul Aile Birliğin deyim ayrıca.. Faal olarak :) 
Uzun zaman çalışan annelerin uzun zaman çalışmayınca kendine değişik uğraşlar aradığını duyardım .. Son zamanlar yaşıyorum... 
Kitap okumak, etamin işlemek, ahşap boyamak, çiçek bakmak .. Yani kısaca üretmek... zevkle....




Uzun kış geceleri, kısalan günler derken  sağlıkla uyandığımız hergüne, afiyetle yediğimiz her yemeğe, hava çok soğuk dediğimizde aldığımız her nefese binlerce şükür ediyorum...


 

 




22 Ağustos 2015 Cumartesi

Hastanede Yattık...

O hafta sonu Ada'yı babaannesine bırakmıştık. Park dönüşü babaannesine marketten şu reklamlarda ballandırarak anlatılan, abur cubur olmadığı idda edilen içeceklerden aldırmış. Afiyetle de içmiş. Ertesi gün bize bir heyecanla anlattı tabi.. Bir daha içme, onlar çok zararlı dedik yine...Neyse ilk kez içmiş olmanın ona göre olan mutluluğu ile dinledi...

Sonra yaklaşık bir hafta kadar sonra  hiç birşey yokken öğlen uykusundan kusarak uyandı.. Önce panik oldum tabi.. Makarna yemişti. "Çok  geldi galiba" diye düşündüm. Kısa bir süre sonra tekrar kustu. Sonra tekrar.. Ateşi olmadığı için rahatladım.. Ancak çıkaracak içindekileri dedim..
O gece ara ara devam etti kusmalar. Suyu dahi tutamıyordu midesinde. Ertesi gün akşam üzeri hala kusması durmayınca vede iştahsızlık, halsizlik devam edince hastanaye gittik. İdrar  tahlili istedi doktor, verdik. Sonra bize hemen bir antibiyotik, ağrı kesici-ateş düşürücü ve fitil yazdı. "Ama yarın mutlaka çocuk doktoru görsün" diye tembihledi..

Madem yarın çocuk doktoru görsün mutlaka diyorsun neden antibiyotik başlatıyorsun? diyemedim tabi. Almadım reçetedeki ilaçları Emedur fitil dışında. Ertesi sabah hemen çocuk doktorumuza gittik. Dünkü idrar tahlili raporumuzuda götürerek. Kendi  doktorumuz kan tahlili, idrar tahlili ve ultrason istedi.. 
En çok korktuğum kan alma işlemi bizimde başımıza gelmişti nihayet ve korkarak girdim kan alma odasına. Hayır benden değil kan Elif Ada'dan alınacaktı ama annelik işte(!)

Bazen Ada'nın benden daha cesur olduğunu düşünüyorum. Çünkü beklediğim hiç birşey olmadı. Ağlamadı, çığlık atmadı ve bence korkmadı hatta... 

Tüm tahlileri verip sonuç bekledik. Fakat Ada daha da kötü oldu gün içinde.. Suyu bile içemedi, içti ama içinde tutamadı..  Boş midesi sürekli öğürdü. Akşam üzeri tahlil sonuçlarına bakarak serum verelim dedi doktorumuz. 
Ayyy gözlerim doldu o an!!! Hatta eve ağlayarak geldim. Hemen hazırlanıp hastaneye gittik.  Yatış işlemleri, doktorumuzun talimatları, hastane koridorlarının kalabalığı, ağlayan çocuklar, sedyelerdeki yaşlılar...
Odamıza çıktık, Ada ya durumu izah ettik. İyileşmesi için burada yatacağımızı anlattık. İğne yapılmayacağını ama serum takılıp iyileşeceğini, kusmalarının duracağını... Servis hemşiremiz şansımıza iyi bir bayandı!
Damar yolu açıp serum takmak için başka bir odaya gittiler Ada ile. Ve beni içeri almadılar. Çok korktum önce. Bensiz çok ağlar dedim. İşe yaramadı tabi.. Yine de almadılar. iyiki de almadılar. Bence o süreçte anneler daha dramatize ediyorlar olayı..


Ayrıca sağlık konusunda merak ettiklkerinizi veKadın adresinde bulabiliriniz

Kapı kapandı ve ben başladım dua okumaya. Ardarda dua okurken  kulağımı kapıya dayayıp sesi dinledim. Hatta sessizliği. Ada hiç ağlamadı, korkmadı, çığlık atmadı.  Birden kapı açıldı ve hemşire Ada'nın çok cesur bir kız olduğunu söylerek hem onu hem beni motive etti...

Sonrasında 2 gece hastanede kaldık.. Hastane odaları çok değişik.. Hiç tanımadığım 2 anne ile birer gece aynı odada kaldık.. Hiç tanımadığım o 2 anneyle sanki uzun zamandır görüşemeyen insanlar gibi sohbet ettik konuştuk..Herkesin farklı farklı dertleri var evet. Ve kimse o hastaneler keyfi gelip yatmıyor.  Allah kimseleri oralara mecbur etmesin. Eksikte etmesin...

2 gecenin sonunda verilen serumlarla iyileşti Elif Ada. Çok şükür... Kusması durdu.. Eve geldikten bir iki gün sonrada iştahı yavaş yavaş açıldı.. Fakat hastane hafızasında hayli yer etti. Sık sık hatırlayıp birilerine anlatıyor. Hatta onu hastaneye içtiği o içeceğin yatırdığını sanıyor.. Ve reklamlarda gördüğü anda başlıyor " çok zararlı" demeye :)

Böyle  bir tecrübe, o çok içmek istediği içeceği çıkardı Ada'nın hayatından.. Ama  benim için bu kadar değil elbet.. 
Biz kusma şikayeti ile yattık 2 gece ama nice şifa bekleyen ve başka başka sebeplerden yatan çocuklar ve büyükler var... Allah tüm hastalara acil şifalar versin...

Güncel Kadın Portalı veKadın


Bu kitabı okumaya da hastanede başlamıştım. Ne tesadüf ki çocuk doktoru ve hastaları  vardı konusunda!!

KIZIM BÜYÜYOR

Lilypie Premature Baby tickers