26 Kasım 2013 Salı

Şimdi Okullu Olduk

Şuanda çok acaip, farklı, tarifsiz duygular içersindeyim.
Şuanda ben evdeyim Ada kuşum okulda :)
Bugün ikinci günü. Dün onunla birlikte bende okuldaydım. Ama bugün onu okula bırakıp eve geldim. Ve çok sevdiğim bloğuma girip bunları yazıyorum.
Çok ilginç hissediyorum kendimi!
Ev sessiz. Tek duyduğum klavyemin sesi.......
Aklım Ada'da... Umarım herşey yolundadır...
Umarım ilk arkadaşlarına ve benden sonraki ilk öğretmenine kolay alışır.
Umarım mutludur.


Ada 32 aylık. Ve aşırı hareketli aktif bir çocuk. Bu okul ona daha çok başarı ve kendine güven duygusu katar umarım. Öğretmeni parmak boyama yapıcaz dedi Ada'nın gözleri pörtledi yerinden ''yaşaaasııııın'' diyerek. Sanki biliyormuş gibi...

ilk hafta 2 saat olarak gidecek alışma süreci için. Eğer ister ve severse hafta içi öğleden sonraları.


Şuan öyle heyecanlıyım ki ne yazdığımı bilmiyorum. Yazdıklarımı dönüp okuyup kontrol etmiyorum :)

Az sonra gidip kuzumu alıcam ve O'na çoook sıkı, sımsıkı sarılıcam :)


14 Kasım 2013 Perşembe

iyi insanlar gülümser

Bu benim kulağımın küpesi!
Gülen insandan korkmam, gülen insanı severim, gülen insanı sayarım, gülen insanla daha çok  gülerim.
Gül çocuğum!
Gülen insan bulunca hele, yapış yakasına bas kahkayı. Gülen insan bulunca hemen bırakma! Çünkü gülen insan şu zamanda bile öyle karaborsa ki!
Bu senin de kulağının küpesi olsun!

Posted via Blogaway

7 Kasım 2013 Perşembe

Dediğim Dedik, Çaldığım Düdük!

Burcundan mıdır, huyundan mı, suyundan mı bilemedim?
Böyle inat, ısrar,takıntı, direnmek olur mu?
Vallahi oluyormuş! 2 yaş sendromu denen şeyi iliklerime kadar hissettiğim şu günlerde, yaşatıyor sağolsun :)
Misal,kirli sepetinden bir tshirt yada pijama seçip "ben bunu giymek istiyorum" diyor! izah ediyorum, anlatıyorum; tam ikna oldu derken daha ısrarla geliyor bu kez!!!
Misal, bebek arabasında güzel güzel otururken birden yürümeye karar veriyor. Tam da çok kalabalık ve bol trafiğin olduğu bir cadde de! izah ediyorum, anlatıyorum ama akabinde kısa bir zaman sonra, boş bebek arabasını iterken buluyorum kendimi! Çünkü çoktan daha sessiz ve kaldırımı olan bir sokağa girmişim. Ve Ada önde benden bağımsız, ben arkada boş pusete yapışık gidiyoruz.
Misal, yeni alınan herşeye enaz 4 gün aşık oluyor. Enson babasının aldığı Hello Kitty kumbara en yakın örnek. Gece saat hiç önemli değil, o derin uykudan uyanıp bir gözü açık "Heyo Kitiyi verirmisin, sarılıcam" diyebiliyor.
Misal, halasının üç aylık oğlu Kayra'nın gazını çıkarttığı görmüş. Birkaç gün önce Kayra bebeğin yanında "benimde gazımı çıkartsana anne dedi!! Birde bak şöyle yapıcaksın deyip kucağıma geldi. Sırtını sıvazlamamı istiyor resmen :)) Hani bebeklerin hafifçe poposuna pış pış yaparız ya :)  Ee aldım bende kucağıma, yaptım dediklerini 3-4 saniye sonra bir ses çıkardı gırtlaktan, mahsustan gaz sesi gibi :))
Misal, hersabah aç karnına yüzünü yıkamadan önce dişlerini fırçalıyor. Şahsen benim midem bulanıyor sabahları, ama Ada direkt rol model babasını alıyor. "Bembeyasss" diye de onaylatıyor birde!
Ve daha bir çokşey. Dışarı çıkarken mont giymek istemiyor, yemek yedirmek işkence. Takıntılar, inatlar, ısrarlar. Biriyle sohbet halindeyken konuşturmuyor. Telefonum her çaldığında arayanı babası sanıyor. Olmadığına ikna olmayınca ısrarla aynı soru: Babam mı o?
Valla konuyu nasıl sonlandıracağımı bilemedim.
Şu 2 yaş sendromu denen şey,zor birşeymiş vesselam!  #direnEmre

Posted via Blogaway

KIZIM BÜYÜYOR

Lilypie Premature Baby tickers